Atatürk Mah. Alemdağ Caddesi
Santral İş Merkezi No:12-10 Kat:1 Da:6
Ümraniye / ISTANBUL

Behçet Hastalığı

Bir Türk doktoru olan Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında teşhis edilen ve bu nedenle uluslararası literatürde Behçet Hastalığı ya da Behçet Sendromu olarak adlandırılan hastalıktır. Genelde deri altı, göz, beyindeki kan damarlarının iltihaplanmasına yol açan, sebebi bilinmeyen, nadir görülen, bağışıklık sistemi ile ilgili bir hastalıktır. En çok 30-40 yaşlarındaki erkeklerde görülür. Başta Türkiye olmak üzere Çin’e kadar uzanan ülke insanlarında diğer ülkelere nazaran daha sıkça rastlanmakla birlikte dünyanın her yerinde Behçet Hastalığı görülmektedir. Dünya'da en çok Japonya, Türkiye ve İsrail'de görülür.

Ağız yaraları

Ağızda tekrarlayan yaralar (aft) hastaların hemen hemen hepsinde vardır. Behçet hastalarının %75-90’ında hastalığın ilk bulgusu olarak ortaya çıkmaktadır. Yuvarlak veya oval, ortası sarı-beyaz renkli etrafı kızarık, ağrılı yaralar şeklinde görülürler. Yemek yemeyi ve konuşmayı güçleştirebilirler. Genellikle çapları 0.5 cm den küçük olup en sık dilde, dudaklarda ve yanak içlerinde yerleşirler. Beş ile on gün içinde iz bırakmadan iyileşirler. Daha nadir görülen çapları 0.5cm den büyük olan aftlar ise dil dudak ve yanakların dışında damakta ve boğazda da yerleşebilirler. İyileşmeleri 10 günden daha uzun süre alır ve iyileştiklerinde iz bırakabilirler. Aftlar tekrarlayıcı özelliktedir ve tekrarlama sıklığı hastadan hastaya değişiklik gösterir. Ağızda tekrarlayan aftlar Behçet hastalığının en sık görülen bulgusu olmasına karşın, aftların toplumun %20’sinde görülebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle aft tek başına ne kadar sık ya da şiddetli olursa olsun Behçet hastalığı tanısı koymak için yeterli değildir. Behçet hastalığı tanısı konulabilmesi için o kişide afta ek olarak hastalığın başka klinik bulgularının da bulunması gereklidir.

Cinsel bölge yaraları

Cinsel bölgede tekrarlayan ülserler hastalığın ikinci en sık bulgusudur. Behçet hastalarında %80-90 oranında bulunurlar. Görünümleri ağızda çıkan aftlara büyük benzerlik gösterir ancak ağızdaki aftlardan daha derindirler ve sıklıkla iz bırakarak iyileşirler. Bazı kadın hastalarda cinsel bölge yaraları daha içerde (vajende veya rahim ağzında) yerleşebilir. Akıntı ve cinsel ilişki sırasında ağrı ile kendini gösterebilir. Cinsel bölge yaraları bulaşıcı değildir.

Deri bulguları

Behçet hastalarında en sık gözlenen deri bulguları eritema nodozum benzeri lezyonlar ve papülopüstüler lezyonlardır. Eritema nodozum benzeri lezyonlar en sık bacakların ön yüzünde kızarık ağrılı sertlikler şeklinde görülürler. Yuvarlak veya oval olup büyüklükleri fındık- ceviz arasında değişir. Daha az sıklıkla kalçalarda, kollarda veya vücudun başka bölgelerine de yerleşebilirler. Eritema nodozum benzeri lezyonlar iltihaplanmazlar, açılıp yara halini almazlar ve 10-15 gün içinde renk değiştirerek iz bırakmadan iyileşirler.

Behçet hastalığının seyri nasıldır?

Behçet hastalığı kişiden kişiye değişen çok farklı bir klinik seyir gösterir. Bazı hastalarda sadece mukoza ve deri bulguları gözlenirken, bazılarında damar, mide barsak ve sinir sistemi belirtileri ön planda olabilir. Behçet hastalığında klinik bulgular zaman zaman alevlenmeler ve iyileşmeler şeklinde seyreder ve ileri yaşlarda genellikle hastalıkta gözlenen atakların sıklık ve şiddeti azalma gösterir.